23 Aralık 2013 Pazartesi

... bir yarar sağlayacaksa, öğüt verip hatırlat!: Onlar ki, hicret ettiler...

... bir yarar sağlayacaksa, öğüt verip hatırlat!: Onlar ki, hicret ettiler...: Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla… Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipler...

Onlar ki, hicret ettiler...

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır.
           Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!  
Ey Rabbimiz! Doğrusu sen, kimi cehenneme koyarsan, artık onu rüsvay etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.  Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, «Rabbinize inanın!» diye imana çağıran bir davetçiyi (Peygamber'i, Kur'an'ı) işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz!
Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın!

           Bunun üzerine Rableri, onların dualarını kabul etti. (Dedi ki:) Ben, erkek olsun kadın olsun -ki hep birbirinizdensiniz- içinizden, çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, çarpıştılar ve öldürüldüler; andolsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu mükâfat, Allah tarafındandır. Allah; karşılığın güzeli O'nun katındadır.

Al-i İmran Suresi 190-195 Ayetler 

Aklıselim, günahlar ve saplantılarla etki altında kalmamış, bozulmamış akıl demektir ki, Allah Teala’nın insana en büyük lütuflarındandır. İşte bu aklıselim sahipleri yaşadıkları, şahit oldukları durumları, olayları sağlıklı bir şekilde değerlendirebilir. Her olaydan ve durumdan kendileri için gerekli doğru dersi çıkarırlar. Allah Teala’nın kudretinin delillerini gördüklerinde de üzerinde düşünürler ve Ona yönelerek Rabblerinin yüceliğini, eksikliklerden uzak olduğunu ve kendilerinin acizliğini itiraf eder, dayanılmaz acılarla dolu olan Cehennem azabından da Ona sığınırlar. Bilirler ki, Cehenneme giren perişan olmuştur. Bilirler ve söylerler ki o gün Rabblerinden başka kurtarıcı da yoktur.
Kendilerini imana davet eden, çağıran bir davetçiyi işittiklerinde hemen iman eden bu aklıselim sahipleri, günahlarının ve kusurlarının bağışlanmasını da yine yüce Allah'dan dilerler. Bu şekilde hayatları boyunca Allah Teala’nın yüceliğini bilip Ona gereği gibi kulluk etme çabası içerisinde yaşayan kulların Rabblerinden ömürlerinin sonundaki istekleri de bağışlanma ve iyilerle, iyiliklerle beraber ruhlarını teslim edebilmektir. Peygambere tabi olup onun izinden gitme hususunda bütün gayretlerini sarfeden bu aklıselim sahipleri, peygamberler aracılığı ile Rabblerinin vadetmiş olduğu sevab ve nimetleri de yine Ondan isterler ve Kıyamet gününde rezil rüsvay olmaktan da Ona sığınırlar. Bilirler ki Allah Teala vadinden asla caymaz.
Rabbleri de, onların her halini ve rızasına ermek için gayretlerini ve yakarışlarını zaten görmekte ve bilmektedir. Dualarını güzel bir karşılık ile kabul ettiğini, onların kulluk görevini hakkıyla yerine getirmek uğruna nelere katlandıklarını bildiğini beyan etmektedir: "Ben, erkek olsun kadın olsun -ki hep birbirinizdensiniz- içinizden, çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, çarpıştılar ve öldürüldüler; andolsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu mükâfat, Allah tarafındandır. Allah; karşılığın güzeli O'nun katındadır."